HİÇ on(lar)a SORDUN mu?

894
views

Duygusal/Romantik/Cinsel İlişkilerde Yanlış Anla(şıl)malara ve Sınır İhlallerine Karşı:

ONAY Kavramı

ONAY, kişinin belirli bir cinsel davranışı yaşamak istediğini özgür irade ve sözlü ifade yoluyla belirtmesidir. Birbirimizle ilişkilenirken saygılı ve güvenli yollar bulmamızı sağlayan, yanlış anlaşılmaların ve cinsel şiddet davranışlarının önüne geçmek için bize rehber olabilecek, pratik bir uygulamadır.

Cinsel davranışlar geniş bir yelpazede çeşitlilik gösterir. Cinselliği ne şekil/lerde yaşarsanız yaşayın; onay kavramı cinselliğinize olumlu ve güçlendirici bir bakış açısı sunacaktır.

Cinsel davranışın başladığı an kişiden kişiye farklılık gösterir. Hafif bir dokunuş bile, bir başkası için sınır ihlal eden bir temas olabilir. O halde birini öperken ya da ona sarılırken dahi, bunu kabul edip etmediğini sormak daha güvenilirdir. PARTNERİMİZ OLSA bile! Tahmin yürütmek ya da hayır cevabını duymayı beklemek yerine, her adımınızı onay alarak atarsanız; birinin sizi isteyip istemediğinden emin olursunuz ve kendisine ne şekilde yakınlaşılmasından hoşlandığını zaman içinde keşfedersiniz. Bu da şu demek oluyor; çok soru sormak, hiç sormamaktan iyidir.

Cinsiyeti, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi ne olursa olsun; interseks, akışkan cinsiyetli, cinsiyetsiz, kadın, erkek, gey, lezbiyen, heteroseksüel, biseksüel, trans, na-trans.. onay kavramı herkes içindir.

Her cinsel temas öncesi ve sonrası partner(ler)inizle iletişim halinde olmak önemlidir. Çünkü konuştukça partner(ler)inizin sınırlarını ve devam etmek isteyip istemediklerini öğrenebilir; böylece sınır(lar)ını zorlama riskini ortadan kaldırmış olursunuz. Onay; partner(ler)inize dokunduğunuzda, o an nasıl hissettiği konusunda bilgi sahibi olmanızı sağlayarak, daha güvenli bir ilişki için iletişiminizi güçlendirir.

Bir davranışa başlamak için onay vermek, onu sürdürmek için de onayın olduğu anlamına gelmez. Onay, her an geri çekilebilir. Eğer herhangi bir noktada onay geri çekilmiş ya da devam etmek için sürdürülmemişse; bu HAYIR demektir. Şunu asla unutmayın: SESSİZLİK ONAY GÖSTERGESİ DEĞİLDİR, HER ZAMAN EVET ANLAMINA GELMEZ! Sessiz kalmanın pek çok farklı sebebi olabilir.

Mimikler ya da bazı sözcükler iletişimi sağlamanın farklı yöntemleri olarak kullanılabilirler. Ancak bu yöntemler önceden birlikte belirlenmelidir. Böylece olası yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmış olursunuz. ARZU ve ONAY farklı şeylerdir. Arzulamak onay vermek anlamına gelmez. Sözle ifade edilmeyen yanıtlar ve tepkiler -örneğin inlemeler ya da cinsel uyarılmalar- her durumda onayın göstergesi değildir.

Biriyle uzun süredir birlikte olmanız, sıklıkla birbirinize dokunmanız; söz konusu kişinin bedeninin sizin kullanımınızda olduğu anlamına gelmez. ONAY, tek seferliktir. Sadece tek bir cinsel eylem için geçerlidir. Şöyle düşünün: sizce partner(ler)inizin tüm dokunuşlara, öpüşmeye ya da okşanmaya her defasında onayı var mı?

Her zaman içinde bulunduğunuz anı değerlendirebilecek bir durumda olmaya çalışın. Kendi sınırlarınızın ve başkalarının sınırlarının farkında olun. Eğer partner(ler)inizin, yaşadığınız anı değerlendirebilecek durumda olduğundan emin değilseniz, on(lar)a bunu sorun. Uyku halindeki bir kişinin ya da alkol ve/veya uyuşturucu etkisi altındaki bir kişinin onay gösteremeyeceğini kabul edin. Ayrıca unutmayın ki; durumu değerlendirmeyi engelleyen etmenler her zaman alkol ya da uyuşturucu olmayabilir; duygusal ve/veya fiziksel koşullar da kişinin algısını etkileyebilir.

Kişinin karar verme yetisinin manipüle edildiği durumlarda ONAY İNŞASIndan bahsedilebilir. Kişinin onay vermediği herhangi bir cinsel davranıştaki Hayır’ı, Evet’e çevirmeye çalışmak o kişinin onayını inşa etmek anlamına gelir. Onay inşası fiziksel zorlama içermeyen yöntemleri kullanır. Bu yöntemler ısrar (sürekli talep etme), manipülasyon (rahatlatıcı yalan söyleme), duygusal tehditler (onay verilmezse başkalarına gitme tehdidi), ikna süreçleri (iltifat, hediyeler, maddi destek ve ikram), duygusal baskı (kişiye kendini suçlu hissettirme), kaygıyı azaltma (birliktelik üzerine verilen güvenceler) vb. olabilir.

Oysa her birey cinsiyetinden/cinsel kimliğinden bağımsız olarak, cinsel davranışlara onay göstermeyi veya göstermemeyi seçer. Onayın inşa edilmesi, bu seçimlerin bulanıklaşmasına ve kişinin maruz bırakıldığı şiddeti çok sonra fark etmesine sebep olabilir.

Cinsel sağlık durumunuzdan haberdar olun ve partner(ler)inizi de bilgilendirin. Doğurganlığın planlanması, cinsel yollarla bulaşan enfeksiyon risklerinden korunmak için yine karşılıklı onayı ilişkinizde kullanın. Bu, olası durumlarla başa çıkmak için birlikte karar alabilmenizi kolaylaştıracaktır. Daha güvenli bir cinsellik için nasıl adımlar atmak istediğiniz hakkında konuşun.

Tabii ki karşılıklı güvene dayalı ilişkiler kurabilmenin, onay alma dışında da yolları var. Temel ilke, bir başkasıyla ilişkilenirken her koşulda saygılı olmak ve kişisel sınırları aşmamaktır. Bunu ister kendi bildiğiniz yollarla, ister onay kavramının rehberliğinde uygulayın. Orası size kalmış.

  • Onay kavramı İngilizce’deki ‘consent’ kavramının Türkçe’deki karşılıklarından biri olarak kullanılmıştır. Hukukta ‘rıza’ olarak kullanılmaktadır.
kaynak: defma.blogsport.de

Broşürü PDF olarak okumak veya edinmek için BURAYA tıklatın.